TİCARET UNVANI VE İŞLETME ADI
Ülkemizde 1990lı yıllardan bu yana 1956 tarihli ticaret kanununun yetersiz olduğuna dair pek çok görüş ileri sürülmüş, ETK’nun eksiklikleri hususunda çeşitli değerlendirmeler yapılmıştır. 1990’ların sonuna gelindiğindeyse Adalet Bakanlığı tarafından bir komisyon kurulmuş ve komisyon uzun süren çalışmalarının ardından 2005 yılında tasarıyı meclise sunmuştur. Komisyonun bu tasarıyı hazırlarken eski kanunun eksiklerini değerlendirdiği gibi Avrupa Ekonomi Topluluğu’nun yönergelerini de dikkate aldığı göz önünde bulundurulmalıdır. Türkiye 2001 yılından bu yana AB tam üye devleti olmak adına çeşitli adımlar atmakta, AB müktesebatına uyum çerçevesinde kanun reformları yapmaktadır. Bu hal içinde ticaret kanunun, 2003 yılında yapılan çeşitli değişikliklere rağmen, yetersizliği yeni bir kanunun kabulünü zorunlu kılmıştır.
            Yeni Ticaret Kanunu ilk kitap 9 fasıl artı başlangıçtan 7 fasıl artı başlangıca düşürülmüş, sadece yetersiz kalan kısımlar tamamlanmamış aynı zamanda eskimiş hükümler de ayıklanmıştır. Örneğin gelişmelere uygun olarak artık bir internet sitesi kurma yükümlülüğü getirilmiş, bununla birlikte gerçek kişi tacirlerin de yalnızca kendi sicil dairelerinde korunması anlayışı terk edilmiştir. Aslında ilk bilgisayarın 1977 yılında piyasaya sürüldüğünü ve son 10 yıldır iletişim çağının tüm olanaklarının kullanıldığını düşünürsek bu yenileşme için geç bile kalınmıştır. Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkeleri ticaret kanunlarını 2000li yılların başında bu yenileşmeyi tamamlamışlardır.
Bugün sizlere uyumlaştırma sürecinde Ticaret Unvanı ve İşletme Adı hususunda yapılan yenilikleri önce eski daha sonra yeni kanun maddelerini belirterek ve de madde sırasıyla aktaracağım.

 

ETK

ÜÇÜNCÜ FASIL : TİCARET UNVANI VE İŞLETME ADI
A - TİCARET UNVANI:
I - KULLANMA MECBURİYETİ:
1. UMUMİ OLARAK:
Madde 41 - Her tacir, ticari işletmesine mütaallik muameleleri ticaret unvaniyle yapmaya ve işletmesiyle ilgili senet ve sair evrakı bu unvan altında imzalamaya mecburdur.
Tescil olunan ticaret unvanının, ticari işletmenin giriş cephesinin herkes tarafından kolayca görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılması mecburidir.

YTK
ÜÇÜNCÜ KISIM

Ticaret Unvanı ve İşletme Adı

A) Ticaret unvanı
I - Kullanma zorunluluğu
1. Genel olarak
MADDE 39- (1) Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır.
(2) Tescil edilen ticaret unvanı, ticari işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılır. Ayrıca, tacirin işletmesiyle ilgili olarak kullandığı her türlü kâğıt ve belgede, tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi, tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye, internet sitesinin adresi ve numarası gösterilir. Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde, sırasıyla yönetim kurulu başkan ve üyelerinin; müdürlerin ve yöneticilerin adları ile soyadları gösterilir. Tüm bu bilgiler şirketin internet sitesinde de yayımlanır.  26 Haziran 2012 değişikliği ile kaldırılmıştır.        
Tescil edilen ticaret unvanı, ticari işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılır. Tacirin işletmesiyle ilgili olarak düzenlediği ticari mektuplarda ve ticari defterlere yapılan belgelerde tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi ile tacir internet sitesi oluşturma yükümlüğüne tabii ise tescil edilen internet sitesinin adresi de gösterilir. Tüm bu bilgiler şirketin internet sitesinde de yayımlanır. Bu sitede ayrıca, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, limited şirketlerde müdürlerin ad ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yöneticilerin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı yayımlanır.

 

GEREKÇE:
6762 sayılı Kanunun 41 inci maddesini karşılayan bu hükmün ilk fıkrası için yalnızca dil sadeleştirilmiş fakat ikinci fıkrası yenidir. Avrupa Topluluğu’nun 68/151/AET sayılı Birinci Yönergesi esas olarak şirketler hukukunu düzenlese de aynı zamanda ticaret unvanına ilişkin hususlar da yer almaktadır. Bu hüküm ile şeffaflığın sağlanması amaçlanmıştır.1524 üncü maddenin öngörülme amacı göz önünde tutularak kaleme alınan Tacir işletmesiyle ilgili belgelerinde sicil numarasını, ticaret unvanını, merkezini, tacir ticaret şirketi ise sermaye miktarını ve ayrıca web sitesi adresi ve numarasını yazmak zorundadır. Bunlar söz konusu belgelere yazılması gerekenler bakımından kanunî asgarîyi göstermektedir. Tacir bunlara eklemeler yapabilir (meselâ Almanya'da olduğu gibi, yönetim kurulu üyelerinin adlarını ve faaliyet adresini yazabilir).
Bu maddenin ikinci fıkrasında Web sitesi numarasından söz edilmiştir. Bu numara teknik anlamda Web sitesi numarası olmayıp Tasarının 1524 üncü maddesindeki bilgi toplumu hizmetlerine yani yönlendirilmiş mesajların(Yeni bir kavramdır)konulduğu bölüme özgü sicile kaydı üzerine sicil tarafından verilecek kayıt numarasıdır. Böylelikle bilgi toplumu hizmetleri içeriği bu numara ile kolaylıkla tanımlanabilecektir.
6335 SAYILI DEĞİŞİKLİK KANUNU UYARINCA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİN GEREKÇESİ: Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle ‘’her türlü kağıt ve belge’’ kavramı bu konudaki 2009/101/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifine uygun olarak netleştirilmiş ve bu belgeler tacirin ticari işletmesiyle ilgili olarak düzenlediği ticari mektuplar ve muhasebe kayıtlarının dayanağını oluşturan belgeler olarak belirlenmiştir. Bu belgelerde gösterilecek bilgiler de sınırlandırılmış ve gösterilmesi gereken bilgiler ticaret unvanı, işletme merkezi, ticaret sicili numarası ve eğer tacir internet sitesi oluşturma yükümlüğüne tabi ise internet adresi olarak belirlenmiştir.

Bu hükümle üst düzey bir şeffaflık sağlanacağı aşikardır. Zaten ikinci fıkra da bu amaca hizmet etmek için 6335 sayılı kanunla tekrar değişikliğe uğratılmıştır. Her türlü kağıt ve belge kavramı; tacirin ticari işletmesi ile ilgili olarak düzenlediği ticari mektuplar ve ticari defterler olarak açıklanmıştır. Tacirle ilgili pek çok bilgi,  yapacağı işlemleri bu unvan altında imzalayacağından karşı tarafça bilinecektir. Sonuçta 3. kişiler çoğu zaman kiminle çalıştıklarını bilmemektedir. Bunun da tacirle iş yapan şahısların lehine sonuç doğuracağı kısaca ticaret hayatına itimadın artacağı kuşkusuzdur fakat bunun yanı sıra hükmün bazı olumsuzlukları da vardır.  Şirket evrakında sık sık değişiklik yapılması gerekecektir.1 Yönetim kurulu üyelerinden birinin istifası dahi tacirin işlerinde kullandığı kâğıtların değiştirilmesi ve internet sayfasının ivedilikle güncellenmesi şeklinde karşımıza çıkacaktır. Bu da hem maddi kayba hem de zaman kaybına sebep olacaktır. Bu hükme aykırılığın yaptırımı nedir diye sorarsanız md. 1524( Bu maddenin 6762 sayılı kanunda karşılığı bulunmamaktadır. Maddenin yer aldığı bölüm elektronik işlemler ve bilgi toplu hizmetidir. Madde ile internet sitesi oluşturmak durumunda olan sermaye şirketleri, sitenin kurulması gereken zaman, siteye konulması gerekli içeriklerin hangi sürede bu siteye konulacağı ve sitede ilan edilecek hususlar düzenlenmiştir.) gerekçesine bakmamız gerekir. Bu maddeye göre, web sitesine konulması gereken bir içerik konulmamışsa, hukuka aykırılığın ve yönetim kurulunun görevini yerine getirmemesinin tüm sonuçları doğar. Mesela genel kurulun kararı iptal edilir, yönetim kurulu sorumlu tutulur, gereğinde işlem geçerlik kazanmayabilir. Görüldüğü üzere ağır müeyyideleri vardır.

ETK
2. TESCİL:
Madde 42 - Her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmeye mecburdur.
Her tacir kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere tasdik ettirdikten sonra sicil memuruna tevdi etmiye mecburdur. Tacir hükmi şahıs ise unvanla birlikte onun namına imzaya salahiyetli kimselerin imzaları da notere tasdik ettirilerek sicil memuruna verilir.
Merkezi Türkiye'de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Ticaret unvanına ve imza örneklerine mütaallik yukarıki fıkraların hükümleri bunlara da tatbik olunur. Kanunda aksine hüküm olmadıkça merkezin bağlı olduğu sicile geçirilmiş olan kayıtlar şubenin bağlı bulunduğu sicile de tescil olunur. Şu kadar ki, bu hususta şube sicil memurunun ayrı bir inceleme mecburiyeti yoktur.
Merkezleri Türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye'deki şubeleri, kendi memleket kanunlarının ticaret unvanı hakkındaki hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, yerli ticari işletmeler gibi tescil olunur. Bu gibi şubeler için ikametgahı Türkiye'de bulunan tam salahiyetli bir ticari mümessil tayini mecburidir. Birden fazla şubesi varsa, ilk şubenin tescilinden sonra açılacak şubeler yerli ticari işletmelerin şubeleri gibi tescil olunur.

6335 sayılı kanunla yapılan değişikliğe göre YTK
2. Tescil
MADDE 40- (1) Her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. (İlk fıkra işletme unvanının nereye tescil edileceğini göstermektedir.)
(2) Her tacir kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere onaylattırdıktan sonra sicil müdürlüğüne verir. Tacir tüzel kişi ise, unvanla birlikte onun adına imzaya yetkili kimselerin imzaları da notere onaylattırılarak sicil müdürlüğüne verilir. (İkinci fıkra tescil işleminin nasıl yapılacağını açıklamaktadır.)
(3) Merkezi Türkiye’de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Ticaret unvanına ve imza örneklerine ilişkin birinci ve ikinci fıkra hükümleri bu işletmelere de uygulanır.  Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça merkezin bağlı olduğu sicile geçirilen kayıtlar şubenin bağlı bulunduğu sicile de tescil olunur. Ancak, bu hususta şubenin bulunduğu yer sicil müdürlüğünün ayrı bir inceleme zorunluluğu yoktur. (Ticari işletmenin şubeleri olması halinde bunların da kendi bulundukları yerin siciline tescil edileceği belirtilmektedir. Merkezin bağlı bulunduğu sicile geçirilen kayıtlar da şubenin bağlı bulunduğu sicile tescil edilir. Yer sicil müdürlüğünün bu durumda merkez ile ilgili kayıtları incelemesi gerekli değildir. Yalnızca şubeye ilişkin kayıtları TTK madde 32 uyarınca incelemesi yeterlidir.)

(4) Merkezleri Türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye’deki şubeleri, kendi ülkelerinin kanunlarının ticaret unvanına ilişkin hükümleri saklı kalmak şartıyla, yerli ticari işletmeler gibi tescil olunur. Bu şubeler için yerleşim yeri Türkiye’de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanır. Ticari işletmenin birden çok şubesi varsa, ilk şubenin tescilinden sonra açılacak şubeler yerli ticari işletmelerin şubeleri gibi tescil olunur. (Yani tam yetkili bir ticari mümessil atanması kuralı Türkiye’de şubesi olan yabancı bir ticari işletme içindir.)

GEREKÇE:
Madde, esas itibarıyla 6762 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin tekrarıdır. Sadece "sicil memuru" ibaresi "sicil müdürü" ibaresiyle değiştirilmiştir.
Hükmün dördüncü fıkrası şubenin yönetimi ve temsili için tam yetkili bir ticarî mümessil tescilinin BK'nın da kabul ettiği bir kural olması sebebiyle korunmuş;(korunması isabetli olmuştur, aksi takdirde hak kayıpları söz konusu olabilirdi) ancak, yürürlükte olup olmadığı öğretide tartışmalı olan 6762 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmü Tasarıya alınmamıştır.


( Son fıkra mülga: 12/12/1959 - 7397/64 md.)

Konuyla ilgili kısa bilgi:
Ticaret unvanı, tacirin ticari iş ve eylemlerinde kullandığı isimdir. Bu isim ile ticari işletme sahibi diğer işletme sahiplerinde ayrılır yani ticaret unvanı ile işletme şahsileşir. Peki, bu bahsedilen ticaret unvanı nasıl seçilecektir? Bu hususta ortaya her zamanki gibi 3 görüş atılmış yani seçim hususunda 3 sistem karşımıza çıkmaktadır. Gerçeklik sisteminde adından da anlaşılacağı gibi unvanın mutlaka gerçek durumu yansıtması aranır. Şu an hiçbir ülke tam anlamıyla bu sistemi uygulamamakta, yumuşatılmış gerçeklik sistemini ise yalnızca Fransa ve İsviçre uygulamaktadır. Zaten bu sistemin tam anlamıyla uygulanması demek işletmenin devrini dahi engelleyen bir sistem demektir. Bunun da ticaret anlayışıyla uyuşmayacağı açıktır.
Serbesti sistemi ise Anglo-Sakson ülkelerinde uygulanan, unvanın gerçeği yansıtmasının zorunlu olmadığı sistemdir.
Türk Hukukunda geçerli olan karma sisteme göre ise unvan tescil anında gerçek durumu yansıtmalıdır. Devredilebilmesi ve miras yoluyla intikali ise bazı şartlar altında mümkündür. Örneğin işletme miras yolu ile murisin kızına geçtiğinde de ticaret unvanı değişmeksizin kalabilir. Bunun yanı sıra bir ticari işletmenin devri, unvanın devrini de kapsar yani işletmeden bağımsız bir ticaret unvanı devri mümkün değildir. 2 

ETK

II - TİCARET UNVANININ ŞEKLİ:
1.HAKİKİ ŞAHISLAR:
Madde 43 - Hakiki şahıs olan tacirin ticaret unvanı 48 inci maddeye uygun olarak yapabileceği ilaveler ile kısaltılmadan yazılacak ad ve soyadından terekkübeder.
Ticaret unvanına aynı sicil dairesinde daha evvel tescil edilmiş olan unvanlardan açıkça ayırdetmeye yarıyacak ilavelerin yapılması mecburidir. Başka bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş olan aynı ad ve soyadını ihtiva eden bir ticaret unvanı sahibinin haksız rekabetten doğan hakları mahfuzdur.

 

YTK
II - Ticaret unvanının şekli
1. Gerçek kişiler 
MADDE 41- (1) Gerçek kişi olan tacirin ticaret unvanı 46 ncı maddeye uygun olarak yapabileceği ekler ile kısaltılmadan yazılacak adı ve soyadından oluşur.

GEREKÇE:
Madde, 6762 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmünü tekrarlamaktadır.
6762 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin, gerçek ve tüzel kişilerin ticaret unvanlarının korunmasında gerçek kişi unvanları aleyhine farklılık yaratan ikinci fıkrası, bugün anlamını yitirmiş ve haksız bir durum yaratır konuma girmiştir. Gerçek kişi unvanlarının da sadece tescil edildikleri sicil dairesinde bilindikleri anlayışı bugünkü teknolojik ilerlemeler, özellikle elektronik ortamın olanakları karşısında terk edilmiştir. Bu sebeple gerçek kişi unvanlarının da Türkiye çapında korunması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Tasarının 45 inci maddesi de buna göre düzenlenmiştir.
Kanaatim şudur: Eskiden yalnızca kendi sicil çevresinde bir gerçek kişi ticaret unvanının korunması hükmü kanaatimce de günümüze uygun bir hüküm değildir. Bir gerçek kişi unvanının başka bir sicil dairesinde de tescil ettirilmesi üzeride kişinin zararı söz konusu olsa yalnızca haksız rekabet hükümlerine gidilerek hakkını müdafaa etmesi yetersiz bir hükümdür. Aynı hükmi şahıslarda olduğu gibi unvanın Türkiye çapında korunması gerekir. Bu hüküm, hem hak kayıplarını engeller hem de zaman kayıplarının önüne geçmiş olur.

ETK
2. HÜKMİ ŞAHISLAR:
A - KOLLEKTİF VE KOMANDİT ŞİRKETLER:
Madde 44 - Kolektif şirketin ticaret unvanı, bütün ortakların veya hiç olmazsa ortaklardan birinin adı ve soyadiyle şirketi ve nevini gösterecek bir ibareyi ihtiva eder.
Adi veya Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin ticaret unvanı, komandite ortaklardan hiç olmazsa birinin ad ve soyadiyle şirketi ve nevini gösterecek bir ibareyi ihtiva eder. Bu şirketlerin ticaret unvanlarında komanditer ortakların ad ve soyadlarının bulunması yasaktır.

YTK
2. Tüzel kişiler
a) Kollektif ve komandit şirketler
MADDE 42- (1) Kollektif şirketin ticaret unvanı, bütün ortakların veya ortaklardan en az birinin adı ve soyadıyla şirketi ve türünü gösterecek bir ibareyi içerir.
(2) Adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin ticaret unvanı, komandite ortaklardan en az birinin adı ve soyadıyla şirketi ve türünü gösterecek bir ibareyi içerir. Bu şirketlerin ticaret unvanlarında komanditer ortakların adları ve soyadları veya ticaret unvanları bulunamaz.

GEREKÇE:
Madde, 6762 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinden aynen alınmıştır.
Madde metninde yer alan bütün ortakların kelimesini gereksiz buluyorum zira madde metni ortaklardan en az birinin adı ve soyadını ihtiva etmesi gerekliliğini söyleyerek asgari bir sınır getirmişse, ortakların tamamının unvanda yer alabileceği açıktır.

Kolektif şirket ortaklarının ad ve soyadı unvanda birlikte bulunmalıdır. Sadece adı veya sadece soyadı kullanılarak unvan oluşturulamaz. Ancak maddede belirtilen, unvanda yer alması gereken adların kısaltılıp kısaltılamayacağı şu an yürürlükte olan kanunda açık değildir. (Eski düzenlemede ise ETK’nun 47. maddenin 1. fıkrasındaki yollama nedeniyle ‘’Hükmi şahsın ticaret unvanında, hakiki bir şahsın ad veya soyadı yer almış bulunursa, 43 üncü madde tatbik olunur’’ unvanda yer alması gereken isimlerin kısaltılmadan yazılacağı kabul edilmekteydi.)
Gerçek kişi olan tacirin adının ve soyadının unvanda kısaltılmadan yazılmasını arayan kanun koyucu(YTK m41) burada bu ibareye yer vermemişse de kanaatimce ad ve soyad kısaltılmadan unvanda bulunmalıdır. Bir defa kolektif şirketler YTK m124’te de belirtildiği gibi şahıs şirketleridir yani kişilerin kimliği bu şirketler bakımından önem arz eder. Bunun yanında AET Yönergesine göre kanunda şeffaflığı sağlayacak hükümler tanzim edilmiş ise burada bir şahıs şirketinin unvanındaki ismin kısaltılabileceğini kabul etmek kanunun amacı ile bağdaşmaz. Ticaret unvanına ilişkin değişiklikler, kamuyu aydınlatma ilkesi çerçevesinde gerçekleşmiştir.
Örnek: Emre Demir Kollektif Şirketi veya ek takılarak Emre Demir ve Ortakları Kollektif Şirketi
Tüm bu belirttiğim hususlar komandit şirketler için de geçerlidir.
Ek olarak, komandit şirket unvanında yasağa rağmen komanditer ortağın ad ve soyadı şirket unvanında yer alması halinde, o kişi üçüncü kişilere karşı, artık komandite ortak gibi sorumlu sayılacaktır.
_________________________________________________________________

ETK
B - LİMİTED, ANONİM VE KOOPERATİF ŞİRKETLER:
Madde 45 - Limited, anonim ve kooperatif şirketler, işletme mevzuu gösterilmek ve 48 inci madde hükmü mahfuz kalmak şartiyle ticaret unvanlarını serbestçe seçebilirler.
Şu kadar ki; ticaret unvanlarında; (Limited şirket.) (Anonim şirket) ve (Kooperatif) kelimelerinin bulunması şarttır. Bunların ticaret unvanında hakiki bir şahsın ad veya soyadı bulunduğu takdirde şirket nevini gösteren ibarelerin rumuzla veya kısaltılmış olarak yazılmaları caiz değildir.

YTK
b) Anonim, limited ve kooperatif şirketler
MADDE 43- (1) Anonim, limited ve kooperatif şirketler, işletme konusu gösterilmek ve 46 ncı madde hükmü saklı kalmak şartıyla, ticaret unvanlarını serbestçe seçebilirler.

(2) Ticaret unvanlarında, “anonim şirket”, “limited şirket” ve “kooperatif” kelimelerinin bulunması şarttır. Bu şirketlerin ticaret unvanında, gerçek bir kişinin adı veya soyadı yer aldığı takdirde, şirket türünü gösteren ibareler, baş harflerle veya başka bir şekilde kısaltma yapılarak yazılamaz.

GEREKÇE:
Madde, 6762 sayılı Kanunun 45 inci maddesinden aynen alınmıştır. Sadece mevcut metindeki “rumuz” kelimesi yerine “baş harflerle” ibaresi konulmuştur: “A.Ş.” gibi. Buna karşılık “kısaltma”nın anlamı farklıdır. “A.Ş.” baş harflerle anonim şirketi ifade eder. “Anom. Şir.”, Ltd. Şrkt” ise kısaltmadır.
Şirket türünü gösteren ibareler (A.Ş. veya A.O.) kısaltılarak yazılabilir. Ancak gerçek bir kişinin adı ve soyadı bulunduğu takdirde şirket türünü gösteren ibareler hiçbir kısaltma yapılmadan, bütün haliyle yazılmalıdır.
Örnek: Emre Demir Tekstil Sanayi Anonim Şirketi/ İthalat-İhracat A.Ş.
Bunun yanı sıra maddenin ikinci fıkrasında gerçek kişinin adı veya soyadı ibaresine yer verilmekle beraber bunun ve olarak anlaşılması gerektiği3 savunulmakla birlikte bu yasağın bütünüyle gereksiz olduğu4 yani ad ve soyad yer alsa dahi kısaltma yapılabileceği hususunda da görüşler mevcuttur.
________________________________________________________________________
ETK
C - TACİR SAYILAN DİĞER HÜKMİ ŞAHISLAR VE DONATMA İŞTİRAKİ: Madde 46 - Ticari işletmeye sahip olan dernek ve diğer hükmi şahısların ticaret unvanları, adlarının aynıdır.
Donatma iştirakinin ticaret unvanı, müşterek donatanlardan hiç olmazsa birinin ad ve soyadını veya deniz ticaretinde kullanılan geminin adını ihtiva eder. Soyadları ve gemi adı kısaltılamaz. Ticaret unvanında ayrıca donatma iştirakini gösterecek bir ibare de bulunur.
YTK
c) Tacir sayılan diğer tüzel kişiler ve donatma iştiraki
MADDE 44- (1) Ticari işletmeye sahip olan dernek, vakıf ve diğer tüzel kişilerin ticaret unvanları, adlarıdır.
(2) Donatma iştirakinin ticaret unvanı, ortak donatanlardan en az birinin adı ve soyadını veya deniz ticaretinde kullanılan geminin adını içerir. Soyadları ve gemi adı kısaltılamaz. Ticaret unvanında ayrıca donatma iştirakini gösterecek bir ibare de bulunur.

GEREKÇE:
Madde, 6762 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinden aynen alınmıştır.
Birinci fıkraya örnek: Kızılay Afyonkarahisar Maden Suyu İşletmesi.
Bu kişilerin unvanlarına ek alıp alamayacağı ise tartışmalıdır. Poroy bu unvanlara TK m48 uyarınca ihtiyari ekler yapılabileceğini(s216); İmregün bunların TKm48’den yararlanma imkânlarının olmadığını(s96); Domaniç ise, kanunda açıklanmamakla beraber derneklerin unvanlarında ticari işletmelerin de belirtilmesi gerektiğini söylemektedir. Örneğin, ‘’Vahşi Hayatı Koruma Derneği Restoran İşletmesi’’ gibi.5
Maddenin ikinci fıkrasında bahsi geçen donatma iştirakine örnek:
Ali Erdeniz Donatma İştiraki ya da gemi adı kullanılarak Piri Reis Donatma İştiraki.
Maddede soyadının ve gemi adının kısaltılmadan yazılacağı açıkça belirtilmiş fakat adın ne şekilde yazılacağı açık hükme bağlanmamıştır. Adın kısaltılarak yazılabileceği yaygın görüş olmakla birlikte Doğanay, öz adın da kısaltılmadan yazılması gerektiğini ileri sürmektedir. Kanaatim, diğer hükümlerde olduğu gibi burada da kısaltılmadan yazılması gerektiği yönündedir. Üst düzeyde şeffaflık ve hak kayıpların önüne geçilmesi ancak bu sayede tam anlamıyla sağlanabilir.

ETK
D - MÜŞTEREK HÜKÜMLER:
Madde 47 - Hükmi şahsın ticaret unvanında, hakiki bir şahsın ad veya soyadı yer almış bulunursa, 43 üncü madde tatbik olunur.

Bir hükmi şahsın ticaret unvanına Türkiye'nin her hangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırdedilmesi için gerekli olduğu takdirde, lüzumlu ilavelerin yapılması mecburidir.

YTK
d) Ortak hükümler
MADDE 45- (1) Bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılır.

GEREKÇE:
6762 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 41 inci madde için verilen gerekçe ile Tasarıya alınmamıştır. Bunun gibi 6762 sayılı Kanundaki maddenin ikinci fıkrasında yer alan "hükmi şahsın" ibaresine, aynı gerekçe ile maddede yer verilmemiştir
Gerçek kişi tacirler bakımından haksızlık yaratan uygulama kalkmıştır.  Artık ek alma zorunluluğu yalnızca aynı sicil dairesi içinde değil tüm Türkiye’de söz konusu olacaktır. Ankara’da Emre Demir Eczanesi’ni tescil ettirmiş bir şahsın unvanı yalnızca Ankara’da değil İstanbul’da da aynı isimle eczane açan tacire karşı korunacaktır. Bu durumda eski düzenlemeye göre kişi yalnızca haksız rekabet hükümlerinden yararlanabiliyorken(zarar şartı aranıyorken) şimdi çok daha kapsamlı bir düzenleme ile korunmaktadır.
Tüzel kişi tacirler bakımından ek alma zorunluluğu aynıdır. Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önceden tescil edilmiş unvana karşılık bu unvanı ancak ayırt edici bir ek alarak kullanabilirler.

ETK
3. İLAVELER:
Madde 48 - Tacirin hüviyeti ve işletmenin genişlik ve ehemmiyeti yahut mali durumu hakkında üçüncü şahıslarda yanlış bir kanaatin meydana gelmesine mahal verecek mahiyette veya hakikata yahut amme intizamına aykırı olmamak şartiyle her ticaret unvanına, işletmenin mahiyetini gösteren veya unvanda zikredilen kimselerin hüviyetlerini belirten yahut muhayyel adlardan ibaret olan ilaveler yapılabilir.
Tek başına ticaret yapan hakiki şahıslar ticaret unvanlarına bir şirketin mevcut olduğu zannını uyandıracak ilaveler yapamazlar.
(Türk), (Türkiye), (Cumhuriyet) ve (Milli) kelimeleri bir ticaret unvanına ancak İcra Vekilleri Heyeti karariyle konabilir.

YTK
3. Ekler
MADDE 46- (1) Tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve finansal durumu hakkında, üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunmamak, gerçeğe ve kamu düzenine aykırı olmamak şartıyla; her ticaret unvanına, işletmenin özelliklerini belirten veya unvanda yer alan kişilerin kimliklerini gösteren ya da hayalî adlardan ibaret olan ekler yapılabilir.
(2) Tek başlarına ticaret yapan gerçek kişiler ticaret unvanlarına bir şirketin var olduğu izlenimini uyandıracak ekler yapamazlar.
(3) “Türk”, “Türkiye”, “Cumhuriyet” ve “Millî” kelimeleri bir ticaret unvanına ancak Bakanlar Kurulu kararıyla konabilir.

GEREKÇE:
Madde, 6762 sayılı Kanunun 48 inci maddesinden içerik olarak aynen alınmış, dilin yenileştirilmesi yanında bazı eklemeler de yapılmıştır. Bu madde dolayısıyla yapılacak eklerin yabancı bir veya birkaç kelime olmasına engel oluşturan herhangi bir hükmün Tasarıda yer almadığı özellikle belirtilmelidir. Yabancı kelime kullanılması diğer haklı sebepler yanında, yabancı ana şirket ile yavru şirket arasındaki ilişkinin kurulması ve turizm sektöründe işletmenin yabancılara tanıtılması yönünden bir gereklilik olarak çıkmaktadır. Ayrıca ana şirketin unvanında bulunan bir kılavuz kelimenin yavru şirkette yer almaması bir varlıktan yararlanamamak gibi ekonomik bir nedene de ve bazen de bir hak kaybına neden olabilir.
Gerekçede yer alan görüşe katılıyorum çünkü esas şirket yabancı ise yavru şirketin ondan bağımsız görünmesi uygun değildir.

ETK
4. TİCARET UNVANININ DEVAMI:
Madde 49 - Ticari işletme sahibinin veya bir ortağın ticaret unvanına dahil bulunan adı kanunen değişir veya salahiyetli makamlar tarafından değiştirilirse unvan olduğu gibi kalabilir.
Kolektif veya komandit şirkete yahut donatma iştirakine yeni ortakların girmesi halinde ticaret unvanı değiştirilmeksizin olduğu gibi kalabilir. Bu şirketlerden birinin ticaret unvanına adı dahil olan bir ortağın ölümü üzerine mirasçıları onun yerine geçerek şirketin devamını kabul eder veya şirkete girmemekle beraber bu hususta muvafakatlerini yazılı şekilde bildirirlerse şirket unvanı olduğu gibi bırakılabilir. Şirketten ayrılan ortağın adı da yazılı muvafakati alınmak şartiyle şirket unvanında kalabilir.

 

YTK
4. Ticaret unvanının devamı
MADDE 47- (1) Ticari işletme sahibinin veya bir ortağın ticaret unvanında yer alan adı kanunen değişir veya yetkili makamlar tarafından değiştirilirse unvan olduğu gibi kalabilir.
(2) Kollektif veya komandit şirkete ya da donatma iştirakine yeni ortakların  girmesi hâlinde ticaret unvanı değiştirilmeksizin olduğu gibi kalabilir. Bu şirketlerden birinin ticaret unvanına adı dâhil olan bir ortağın ölümü üzerine mirasçıları onun yerine geçerek şirketin devamını kabul eder veya şirkete girmemekle beraber bu hususta izinlerini yazılı şekilde bildirirlerse şirket unvanı olduğu gibi bırakılabilir. Şirketten ayrılan ortağın adı da yazılı izni alınmak şartıyla şirket unvanında kalabilir.

GEREKÇE:
Madde, 6762 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinden aynen alınmıştır.
Karma sistemi benimseyen TTK’da, sonradan meydana gelen bazı değişikliklere rağmen ticaret unvanı tescil edildiği haliyle kalabilir. Maddenin ikinci fıkrasına göre mirasçılar veya ayrılan ortaklar yazılı muvafakat etmezse TTK m33/1 uyarınca unvanda gerekli değişiklik yapılarak durum tescil ve ilan olunur.6
ETK
5. ŞUBELER:
Madde 50 - Her şube, kendi merkezinin ticaret unvanını şube olduğunu belirterek kullanmak mecburiyetindedir. Bu unvana şube ile ilgili ilavelerin yapılması caizdir.
43 ve 47 nci maddeler şubenin ticaret unvanı hakkında da tatbik olunur.
Merkezi yabancı memlekette bulunan bir işletmenin Türkiye'deki şubesinin ticaret unvanında, merkezin ve şubenin bulunduğu yerlerin ve şube olduğunun gösterilmesi şarttır.

YTK
5. Şubeler
MADDE 48- (1) Her şube, kendi merkezinin ticaret unvanını, şube olduğunu belirterek kullanmak zorundadır. Bu unvana şube ile ilgili ekler yapılabilir.
(2) 41 ve 45 inci maddeler şubenin ticaret unvanı hakkında da uygulanır.
(3) Merkezi yabancı ülkede bulunan bir işletmenin Türkiye’deki şubesinin ticaret unvanında, merkezin ve şubenin bulunduğu yerlerin ve şube olduğunun gösterilmesi şarttır.

GEREKÇE:
Madde, 6762 sayılı Kanunun 50 nci maddesinden aynen alınmıştır.
Örnek: Türkiye İş Bankası Erenköy Şubesi
_________________________________________________________________________

ETK
6. TİCARET UNVANININ DEVRİ:
Madde 51 - Ticaret unvanı işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemez.
Bir işletmenin devri, aksi açıkça kabul edilmiş olmadıkça, unvanın dahi devrini tazammun eder.
YTK
6. Ticaret unvanının devri
MADDE 49- (1) Ticaret unvanı işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemez.
(2) Bir işletmenin devri, aksi açıkça kabul edilmiş olmadıkça, unvanın da devri sonucunu doğurur. Devir hâlinde devralan, unvanı aynen kullanma hakkına sahiptir. (maddeye eklenen cümle)
GEREKÇE:
6762 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin tekrarı olan hükme, ticaret unvanını devralan kişinin herhangi bir değişiklik yapmaya zorunlu olmadan unvanı kullanması hakkını veren bir ek yapılarak unvandaki değer korunmuştur.
Eski Ticaret Kanunu’nda bir gerçek kişi tacirin ticari işletmesini devretmesi halinde devralanın ticaret unvanını aynen kullanıp kullanamayacağı açık değildi. ETK m49/II’de adı ticaret unvanında yer alan ortağın şirketten ayrılması halinde yazılı muvafakati ile unvan değişmeksizin kalabileceği hükme bağlandığından, işletmesini devreden kişinin de eğer unvanı devrin dışında tutmamışsa, bu unvanın devralan tarafından aynı şekilde kullanılabileceği esas olarak kabul gören görüş olmakla birlikte (Yeni kanunlaysa bu çıkarım açıkça hükme bağlanmış oldu.), Tapu Sicil Tüzüğü madde 83/I’de şöyle bir düzenleme yer almaktaydı:
‘’Gerçek kişiye ait işletmenin devri halinde, o işletme ve unvana ait kayıtlardan yalnız devir nedeniyle değiştirilmesi gerekli olanlar değiştirilir.’’ Bu hüküm karşısında devir halinde devralanın ancak halefiyeti gösteren bir ek yapmak suretiyle, devredene ait ticaret unvanını kullanabileceğini kabul etmemiz gerekir fakat bu hüküm tacire gerekenden fazla yükümlülük yüklemekteydi. Kanaatimce tacirin iktisadi itibarının bozulması için bir sebep yoktur. İşletmenin kime ait olduğunu öğrenmek isteyen şahıslar ticaret siciline başvurabilirler. Ticaret unvanı kişinin şahsından bağımsız bir addır. Yeni düzenleme ile de bunun açıkça hükme bağlanması Tapu Sicil Tüzüğü m83/I ise uygulanamaz hale gelmiştir.7

ETK
III - TİCARET UNVANININ KORUNMASI:
1. ESAS:
Madde 52 - Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı, munhasıran sahibine aittir.

 

YTK
III - Ticaret unvanının korunması
1. İlke
MADDE 50- (1) Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir.

GEREKÇE:
Madde 6762 sayılı Kanunun 52 nci maddesinden aynen alınmıştır.Virgül kalkmıştır.
_________________________________________________________________________

ETK
2. İHBAR VE CEZA:
Madde 53 - Bütün mahkemeler ve memurlar, ticaret ve sanayi odaları ve noterler vazifelerini yaparken bir ticaret unvanının tescil edilmediğini veya kanunun hükümlerine aykırı olarak tescil yahut istimal edildiğini öğrenirlerse keyfiyeti salahiyetli ticaret sicil memuruna ve müddeiumumiliğe bildirmeye mecburdurlar.
41 ila 48 ve 50 nci maddeler hükümlerine aykırı hareket edenler ve 51 inci maddeye muhalif olarak ticaret unvanını devredenlerle devralan ve kullanan kimseler, 40 ıncı maddenin birinci fıkrasındaki cezalara mahkum edilirler.

YTK
2. Bildirim ve ceza
MADDE 51- (1) Bütün mahkemeler, memurlar, ticaret ve sanayi odaları, noterler ve Türk Patent Enstitüsü(ek) görevlerini yaparlarken bir ticaret unvanının tescil edilmediğini, kanun hükümlerine aykırı olarak tescil edildiğini veya kullanıldığını öğrenirlerse durumu yetkili ticaret sicili müdürüne ve Cumhuriyet savcılığına (6335 ile değişim)makamlara bildirmek zorundadırlar.

(2) 39 ilâ 46 ve 48 inci madde hükümlerini ihlal edenler ve 49 uncu maddeye aykırı olarak ticaret unvanını devredenlerle devralan ve kullanan kimseler, 38 inci maddenin birinci fıkrasına göre cezalandırılırlar.26haziran 2012 değişikliği ile 39(Ticaret unvanı… altında imzalamaya mecburdur.) ila 45’inci (Ortak hükümler; önceden tescil edilmişse ek almak zorunda)veya 48’inci(şubeler)  maddeleri ihlal edenler, ikibin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.
(3) 46’ncı maddeyi(Ekler; üçüncü kişileri yanıltıcı ekler almış, izinsiz Türk ekini almış) ihlal edenler veya 49’uncu(Ticaret Unvanının Devrinde; örneğin işletmeyi devretmeyip yalnızca unvanı devretmiş) maddeye aykırı olarak ticaret unvanını devredenlerle devralan ve kullananlar, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.

GEREKÇE:
Hüküm, 6762 sayılı Kanunun 53 üncü maddesini aynen tekrar etmektedir. Sadece, birinci fıkraya Türk Patent Enstitüsü eklenmiştir.
6335 Sayılı Kanundaki Gerekçe:
Maddenin birinci fıkrasındaki ‘’ticaret sicil müdürüne ve Cumhuriyet savcılığına’’ ifadesi ikinci fıkrada yapılan değişiklikle bazı fiillerin idari para cezasına dönüştürülmesi nedeniyle ‘’makamlara’’ şeklinde değiştirilmiştir.
Maddenin ikinci fıkrası suç ve cezalarda orantılılık ilkesi çerçevesinde yeniden düzenlenmiş ve 39 ila 45’inci ve 48’inci maddelerde belirtilen hükümlerin ihlali halinde uygulanacak ceza, idari para cezasına dönüştürülmüştür.
Maddeye eklenen üçüncü fıkra hükmüyle de Kanunun 46’ncı maddesini ihlal edenler ve 49’uncu maddeye aykırı olarak ticaret unvanını devredenlerle devralan ve kullanan kimselerin, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacakları hüküm altına alınmıştır.
Kanaatim 2000 liralık para cezasının yetersiz olduğu yönündedir. Bunun yanı sıra 3. fıkradaki 2 yıla kadar hapis cezası da ilk fıkra ile karşılaştırıldığında orantısız kalmaktadır.
ETK
3. UNVANINA TECAVÜZ EDİLEN KİMSENİN HAKLARI:
Madde 54 - Ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimse, bunun men'ini(önlenmesini)
ve haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini(yani ayırt edici bir ek alınmasını) veya silinmesini(ikinci tescilin terkinini) ve zarar görmüş ise, kusur halinde bunun da tazminini (zarar+kusur varsa) istiyebilir.
Mahkeme, davayı kazanan tarafın talebi üzerine, masrafları aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere hükmün gazete ile de yayınlanmasına karar verebilir.

 

YTK
3. Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları
MADDE 52- (1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
(2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir.

GEREKÇE:
6762 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi, unvan sahibinin korunması yönünden yetersizdi. Unvan sahibine tanınan dava ve talep hakları, markalar, endüstriyel tasarımlar, patentlere ilişkin kanun hükmünde kararnamelerde ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda marka, tasarım, patent ve eser sahibine tanınan haklarla karşılaştırıldığında bu yetersizlik daha iyi anlaşılıyordu.
Tescil edilmiş unvanın sahibine tanınan haklar yeni kanunda yapılan değişikliklerle genişletilmiştir. Bunda Fikri mülkiyet haklarına ilişkin düzenlemeler dikkate alınmıştır.
Tacir, ticaret unvanını dürüstlük kuralına aykırı şekilde başkalarınca kullanılmasına karşı kanunun koruması altındadır. Dürüstlük kuralına aykırı kullanım, koruma altındaki bir ticaret unvanının, kanuna aykırı olarak, bir başkası tarafından aynen veya karışıklığa yol açacak nitelikte benzerinin kullanılmasıdır.
Doktrin Görüşü: Şirket ticaret unvanlarında yer alan tanıtıcı kök ibareler aynı olmakla birlikte, şirketlerin işletme konuları birbirinden farklı ve bu farklılık ticaret unvanından anlaşılabiliyorsa, tecavüzün varlığından söz edilemez. Bununla birlikte, önceki tarihli ticaret unvanı olağandışı bir tanınırlığa sahip ise, bu durumda işletme konusunun farklılığı, tecavüzü ortadan kaldırmaya yetmeyebilir.
Örneğin Yıldız Nakliyat Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı bir şirketin ardından Yıldız Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı başka bir şirket kurulabilir. İkisinin unvanında aynı tanıtıcı kök ibarenin bulunması karışıklığa yol açmaz ve dolayısıyla tecavüz oluşturmaz. Buna karşılık ‘’Lassa Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanının ardından Lassa ibaresi olağan dışı bir tanınırlığa sahip olduğundan bir başkası tarafından farklı işletme konusu için dahi, kendi şirketi adına tescil edilemez.

Ticaret unvanının özel olarak korunması için tescilli olması şarttır. Eğer unvan tescilli ise unvan sahibi iki aşamalı bir koruma imkanına sahiptir. İlk aşamada ticaret sicil müdürü görevini yerine getirirken gereken özeni göstermelidir. Bu özen, önceden tescil edilmiş bir unvan ile karışıklığa sebebiyet verebilecek daha sonra yapılan unvan tesciline ilişkin istemlerin kabul edilmemesi şeklinde kendisini gösterir.
İkinci aşama ise yargısal koruma aşamasıdır. Bu yollar madde 52’de belirtilmiştir. Kanuni koruma imkanlarından yararlanabilmek için, hak sahibinin zarar veya zarar tehlikesine maruz kalması gerekmez. Sadece dürüstlük kuralına aykırı kullanımın varlığı yeterlidir.
Ticaret unvanının tecilli olmaması halinde unvan sahibinin elindeki imkanlar sınırlıdır. Zira, sadece haksız rekabete ilişkin genel hükümlerden(zarar ve zarar tehlikesi varsa) ve Medeni Kanun hükümlerinden(gerçek kişiler) yararlanarak unvanını koruma hakkına sahiptir. Ticaret unvanının korunmasına ilişkin TK 52 hükmünden yararlanamaz.

_________________________________________________________________________
ETK
B - İŞLETME ADI:
Madde 55 - İşletme sahibini hedef tutmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırdetmek için kullanılan adların da sahipleri tarafından tescil ettirilmesi lazımdır. İşletme adları hakkında dahi 28, 40, 43 fk 2, 52, 53 ve 54 üncü maddeler tatbik olunur.

 

YTK
B) İşletme adı
MADDE 53- (1) İşletme sahibi ile ilgili olmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan adların da sahipleri tarafından tescil ettirilmesi gerekir. Tescil edilen işletme adları hakkında da 38(Sorumluluk, 2000 tl ceza), 45(ortak hükümler, önceden tescil edilmişse ek alacak), 47(Ticaret unvanın devamı), 50(Ticaret unvanının korunması ilkesi, kullanma hakkı münhasıran sahibine ait), 51(Bildirim ve ceza) ve 52 nci (unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları) maddeler uygulanır.

GEREKÇE:
İşletme adına ilişkin hüküm 6762 sayılı Kanunun 55 inci maddesini devam ettirmektedir. Sadece gönderme yapılan maddeler yeniden düzenlenmiş ve numaraları ile belirlenen maddelerin tescil edilen işletme adlarına uygulanacağı belirtilmiştir. Tescil edilmemiş işletme adları, haksız rekabet hükümlerine göre korunacaktır.

Ticaret Unvanı ve İşletme Adı Arasındaki 5 Temel Fark

  • Ticaret unvanı taciri tanıtmayı amaçlarken işletme adı işletmeyi diğer işletmelerden ayırır.

Örnek: Marmara Oteli (Maltepe Üniversitesi’ndeki otel bu nedenle MARMA oteli olmuştur.

  • Ticaret unvanını sadece tacirler kullanabilir; işletme adını ise isteyen esnaflar da kullanabilirler ancak bu halde ticaret sicilinde tescil edilmelidir.

 

  • Tacirler bakımından ticaret unvanını kullanmak zorunludur. İşletme adını kullanmak ise zorunlu değildir.
  • Tacir dilediği gibi işletme adını oluşturabilir fakat TK m45’e dikkat etmek zorundadır.(İA emredici kanun hükümlerine, ahlak ve adaba ve kamu düzenine aykırı olmamalı, bunun yanı sıra işletme adı aldatıcı ya da karışıklığa sebebiyet verici şekilde olmamalıdır.)

 

  • İşletme adı, ticaret unvanının aksine işletmeden ayrı olarak devredilebilir. Zira, TK m53 işletme adına uygulanacak hükümleri sayarken unvanın devrini düzenleyen TK m49’u belirtmemiştir. Öte yandan, sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça, işletmenin devri işletme adının devrini de içerir.

Ortak nokta: İşletme adı tecavüze uğrayan kişi özel nitelikli TK m52 veya haksız rekabete ilişkin TK m54 vd hükümlerine gidebilir. İşletme adına tecavüz, işletme unvanına tecavüz ile eşdeğerdir ve haksız rekabet oluşturur.

KAYNAKÇA

(1)ARKAN, Ticari İşletme Hukuku,s263,15.basım,2011
(2)KARAHAN, Ticari İşletme Hukuku, s149, 23. bası, 2012
(3)KARAHAN, Ticari İşletme Hukuku, s158
(4) KARAYALÇIN, Ticari İşletme Hukuku, s382–383
(5)Alıntı yapılan eser:KARAHAN, Ticari İşletme Hukuku,s160
(6)ARKAN, Ticari İşletme Hukuku, s264, 17.bası, 2011
(7) ARKAN, Ticari İşletme Hukuku, s261,14. bası, 2010